BAŞKANIN MESAJI

BAŞKANIN MESAJI	 -

ESENYURT VE SANAYİ İLE KAKINMA

Ülkemizin sanayi ülkesi olabilmesi için Sanayi üretimini bütün kademelerde ve gerçek anlamda benimsemesi gerekmektedir.
Maalesef ülkemizde konut ve sanayi arasında bir rekabet, yerel yönetimler tarafından dışlanma ve bunun sonucunda her 10-20 yılda bir yer gösterilmeden taşınmak zorunda kalan üretim tesisleri ve, plansız, altyapısız ve yanlış alanlara ötelenen düzensiz sanayi ile karşılaşmaktayız. En belirgin örnekleri 1985-1995 yılları ve sonrasında yapılan 100.000'lik planlar ve sonuçlarında yaşanmıştır.
Sanayi ile gelişmiş ülkelerde bir bölgede kurulan bir üretim ünitesi veya atölyenin başarılı olması halinde etrafını yerleşim alanı sararak o yerleşim biriminin üretimden gelen refah ile kasabaya, şehre dönüştüğünü görüyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse Torino'da Fiat, Stuttgart'ta Bosch, Mercedes, Baden'de BASF, Leverkusen'de Bayer, Friedrichshafen'de ZF ve diğerleri yüzyıllık geçmişleri ile ilk kuruldukları şehir ile özdeşleşmişlerdir.
Üretim ve insan unsuru birbirinin ayrılmaz parçasıdır ve üretimle elde edilen refah kent ile paylaşılmaktadır.


SANAYİMİZİN TEMEL SORUNU 

Sanayileşmede öncelikli olarak sorunumuz yerleşimdir. Sanayici gayrimenkule ayırdığı kaynakları AR-GE ve teknolojiye ayırmalıdır.
Bu konuyu şimdiye kadar hiç öngörülmediği yepyeni  iki açıdan ve en üst düzeyde değerlendirmek gerekmektedir.
Yerel Yönetimin Kurumlar Vergisinden pay alması:
Yerel yönetimlere verilen mali devlet desteğinin bir kısmının bölgede tahakkuk eden kurumlar vergisinden pay olarak hesaplanması yerel yönetimlerin tesislerin üretim kapasitesini kendi üretimi olarak görmesine, üretim tesislerin kucaklaması neden olmaktadır.
Sanayi alanlarının belediyelerin önderliğinde ve işbirliğinde oluşturulup ortak kazanç olarak değerlendirmesi:
Mevcut uygulamalar olan OSB veya işyeri ile belediyenin dağınık bir şekilde karşı karşıya kaldığı yapı yerine belediyenin işbirliği ve sanayicilerin birlikte oluşturduğu, yerel yönetimin de ortak olduğu, alt yapı, planlama hizmeti verdiği, yerel yönetimi dışlamayan, kolektif yeni bir Organize Sanayi Bölgesi yapısının oluşturulması.
Sanayi kuruluşları ile  yerel yönetim arasında özel anlaşmalar, hizmetler ve işbirliği sonucu ortak kazançlar sağlanmaktadır.
Örneğin, Leverkusen şehri Bayer  firmasının Leverkusen dışına yatırım yapmaması şartı ile firmaya özel kolaylıklar sağlamaktadır; veya sanayi atık suları yapılan ortak çalışma ile şehir arıtma tesislerinin verimliliğine katkı sağlamaktadır v.b.
Yabancı ülke ziyaretlerinde sanayi yatırımlarına komşu ve hatta Almanya gibi gelişmiş ülkelerde sağlanan kolaylıkları biliyoruz. Ülkemizden hatta Esenyurt'tan taşınan firmalarımızı da görüyoruz.
Aynı kucaklayıcılığı kendi ülkemizde de oluşturabilmeliyiz.


ESENYURT'UN ÖNEMİ

Esenyurt'umuz hızla gelişerek, büyüyerek bir milyona yaklaşan nüfusu ile ülkenin en büyük ve önemli ilçesi olmak yolundadır.
Önemi sadece nüfusu ile değildir.
•Son yirmi yıldaki hızlı gelişimi, daha modern, düzenli, yolları, altyapısı, hastane, okul, iş merkezleri ile başlı başına bir kent durumundadır.
•Çok önemli ulaşım arterleri üzerinde ve ülkenin mega-kenti İstanbul'un hemen yakınındadır.
•Sanayi bölgeleri ve konut alanları birbiri ile iç içe girmemiş durumdadır.
•Çevresi ile beraber ISO'da kayıtlı 3000 sanayi kuruluşu ve onbinin üzerinde daha küçük üretim tesisi ve işyeri mevcuttur.
•Seksenli yıllardan beri bu bölgede sanayinin planlı olarak ön görülmüş olmasındadır.
Esenyurt bölge olarak ülkeye örnek olabilecek bir geleceğe sahip olma potansiyelindedir.


MÜLKİ İDARE, YEREL YÖNETİM,SANAYİ BİRLİKTELİĞİ

ESİDER olarak biz daima geçmişten ve tecrübelerimizden ders alarak iş dünyamızı sanayicilerimizi mülki idare ve yerel yönetimimiz ile bir "sacayağı" olarak bu ülkenin gelişmesinde, kalkınmasında bir bütün olduğumuz, ayrılmaz ortaklar olduğumuz bilinci ile hareket etmekteyiz. Tüm çalışmalarımızda paydaş ve işbirliği içinde hareket etme anlayışındayız.
Sanayinin kurulu olduğu yerleşim birimi ile bütünleşmesi şarttır.
Firmalarımız bizim olduğu kadar kentin ve ülkenin malı ve zenginliğidir. Firmalarımızın  üretimi sadece bina, makine, sermaye, bilgi değil, çalışan elemanlar, ulaşım yolları, teknik alt yapı, elemanların ulaşımı, konutları gibi birçok unsur bir araya gelerek kent ile bütünleşmesi ile mümkündür.


ESENYURT ÖZELİNDE ÖNERİLERİMİZ:

Yukarıda belirtilen bütünlük anlayışına doğrultusunda:
•Mülki idare, yerel yönetim ve Sanayi temsilcilerinin katılımı ile bir danışma kurulu oluşturulması;
•Sanayi ile ilgili sanayi tecrübesi olan bir başkan yardımcısı ve sanayi masası oluşturulması;
Bu organların çalışması ile:
•Bir faaliyet planı yapılması;
•Mevcut durum ve ihtiyaçlar hakkında veri tabanı oluşturulması;
•Sanayi işbirliği için bir çalıştay yapılması;
•Gerekirse yabancı ülke temasları ile sanayi – yerel yönetim ilişkileri için yeni stratejiler geliştirilmesi;
•Bölge sanayinin bakanlıklar, odalar ve diğer kurumlar karşısında ortak temsili;
•Düzenli bir fuar organizasyonu yapılması;
•Fuar merkezi veya ticaret merkezi oluşturularak tanıtım ve ticaretin geliştirilmesi;
•Sanayici  ve yatırımcı için geliştirici ve yakınlaştırıcı üst düzey seri seminerler yapılması;
•Sanayinin devamlılığı için kobilerin 2. -3. jenerasyonlara devrinin teşviki çalışmaları;
•İstihdam için meslek eğitimi:
  - Vasıfsız eleman teşvik ve eğitimi, işe yerleştirirken beceri kazandırma,
 -  Çıraklık kanunu çerçevesinde tanıtım ve gençlerin meslek kazandırılması,
 -  Meslek liseleri ile ihtiyaca yönelik eleman yetiştirilmesi için işbirliği,
  - Üniversite işbirliği,
•Teknoloji üretilmesi için üniversite ile sanayi buluşturulması;
•Esenyurt'ta bir teknopark
•Vd.

İçinden geçtiğimiz günlerde, zorlu ekonomik koşullarda üretimin, ihracatın, bu ülkeye katma değer sağlamanın önemi iyice ortaya çıkmış, anlaşılmıştır. Üretimin her türü önemlidir. Ancak giderek acımasızlaşan dünya rekabeti içinde güçlü olabilmenin tek yolu sanayi üretimi, teknoloji hakimiyeti, rekabet gücü olacaktır.
Sıkıntıları sorunları çözerek fırsat haline getirmenin tam da zamanıdır.

Hepimiz bu ülkenin sanayinin sahibiyiz.